10 Aralık 2014 Çarşamba

Kırım-Tatar türkçesinde organ adlarıyla kurulmuş deyimler

Türk dilinin temel söz varlığı içinde organ adları önemli bir yer tutmaktadır. Eşya, giysi, bitki, hayvan, meslek, renk, yemek ve yer isimleri oluşturan organ adları, geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bunun yanı sıra, Türkçenin bütün lehçe ve şivelerine ait pek çok deyimin bünyesinde organ adlarının bulunması da dikkat çekicidir.
Çeşitli araştırmalar, organ adlarının mecazi kullanımlarının deyim üretmeye elverişli olduğunu kanıtlamıştır. Kırım-Tatar Türkçesindeki deyimlerde de bu duruma rastlanmaktadır. Kırım Tatar Türkçesi deyimlerinde geçen başlıca organ adları şunlardır: köz, yürek, ağız, baş, til, el/qol, ayaq, yüz (bet, çere, çıray) vs. Genel olarak birer eylemi ifade eden veya isim tamlaması biçiminde kullanılan bu deyimlerde, organ adlarına somutlaştırma amacıyla başvurulduğu gözlenmiştir. Bu çalışmada Kırım Tatar Türkçesinde organ adı içeren deyimler yapı ve anlam açısından ele alınmış, ayrıca bu yapıların Türkiye Türkçesindeki karşılıkları araştırılmıştır. Her iki lehçede, içerisinde organ adı bulunan deyimlerin birbirleriyle ortak, benzer ya da farklı olan yönleri tespit edilmeye çalışılmıştır.

Her dilde, belli bir durumu, bir kavramı, bir duyguyu dile getirmek üzere deyim adını verdiğimiz öğeler kullanılır (Aksan, 2003: 91). Türkçe, deyimler açısından çok zengin bir dildir, ayrıca bütün lehçe ve şivelerinin söz varlığı içinde bu kalıplaşmış sözcük yapıları önemli bir yere sahiptir. Gerçekten de deyimler, Türklerin hayata bakışını, dış dünyayı algılayışını, zihnî alt yapısını, düşünme ve anlatım biçimini çok net bir şekilde gözler önüne sermektedir. Deyimlerimizde sıklıkla doğa olayları, hayvanlar dünyası, vücut organları ve sayılar temel unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dilbilimde insan vücuduyla ilgili kelimeleri içeren deyimlere somatik deyimler denir. Tıp biliminde kullanılan somatik terimi Eski Yunancadaki soma ‘vücut’ kelimesinden gelir. Bu terimi dilbilimde ilk olarak Eston bilim adamı F.Vakk kullanmıştır. Eston dilindeki organ adlarını içeren deyimleri incelerken onlara somatik adını vermiştir. Bu tür deyimlerin söz varlığında çok eski bir katmanı oluşturduğuna dikkatleri çekmiştir. (Vakk, 1968: 23)
Aslında organ adlarını içeren deyimler her dilde yaygın olarak görülür ve son zamanlarda da bununla ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Konu ile ilgili Adile Emirova özetleyici nitelikteki şu görüşü öne sürmüştür: “Vücut, insan için ömrünün ilk adımlarından başlayarak en ulaşılabilir ve araştırılmış gözlem objesidir. Bulunduğu çevredeki yönelişini, etrafının değerlendirmesini kendi vücudunun parçalarıyla ilişkilendirerek yapmak en kolay olanıdır” (Emirova, 1972: 41-42).
Bu çalışmamızda Kırım-Tatar Türkçesinde organ adlarıyla kurulmuş deyimleri yapı ve anlam açısından incelemek amacıyla Russko-Krımskotatarskiy Uçebnıy Frazeologiçeskiy Slovar (Rusça – Kırım Tatarca Deyimler Sözlüğü) (2004), Qırımtatarca – Rusça – Ukraince Luğat (2008) ve Atalar Sözleri ve Aytımlar (2002) kaynaklarına başvurduk. Ayrıca bu kaynaklarda yer almayan ancak aile içinde kullandığımız deyimleri de çalışmaya dâhil etmeye uygun gördük. Tüm bu kaynaklardan yararlanarak Kırım-Tatar Türkçesinde organ adları ile kurulmuş beş yüzden fazla deyim tespit ettik.
Tespit ettiğimiz somatik deyimleri yapı açısından ele alırken eylem öbeği ve ad öbeği biçimindekiler olarak ikiye ayırdık. Eylem ifade eden öbekler, çokluğu teşkil etmekte olup, genellikle iki öğeli, bazen de üç veya daha fazla öğeli olarak karşımıza çıkmaktalar.
İki öğeli deyimlerden örnekler: ayaq çalmaq ‘engel olmak’, baş kestirmek ‘inat etmek, ısrarla kendi istediğini yapmak’, baş kotermek ‘isyan etmek’, boynunı urmaq ‘öldürmek, mahfetmek’, kemigi qatmaq ‘bir işi çok iyi bilmek, tecrübeden ötürü işin ustası olmak’, tiş qayramaq ‘kin beslemek’, yüregi bitmek ‘uykusuzluk çekmek; çok acıkmak; üzüntüden kahrolmak’ vs.
Üç öğeli deyimlerden örnekler: közleriniň kirini almaq ‘gerçekleri göstermek’, yüregine pıçaq saplanmaq ‘üzücü haber veya olayla karşı karşıya kalınca acı hissetmek’, qanı başına urmaq ‘çok öfkelenmek, hiddetlenmek’, elleri altın kesmek ‘çok becerikli, maharetli olmak’, miyine süme tüşmek ‘zihnî gücünü yitirmek, bunamak’, içinde içek qalmamaq ‘çok gülmekten katılmak’, yüreginiň yağları irimek ‘çok duygulanmak’ vs.
Sayıca az olsa da zarf-fiil ve sıfat-fiil öbeği biçiminde deyimler de bulunmaktadır:
ağzına şap qıstırsaň da ‘iyice anlatsan da’, baş kotermeyip ‘bir işi aralıksız sürdürerek; iyileşemeden, yataktan çıkamadan’, köz açıp yumğance ‘göz açıp kapayıncaya kadar (çok kısa bir süre için)’, yürek aşayıcı ‘konuşmalarıyla, söylenmeleriyle karşısındakini bezdiren, bunaltan’, tiline şeytan tükürgen ‘kırıcı ve ağır konuşan, söven’; beti-sıfatı qalmağan ‘beti benzi kalmamış’ közge çarpqan ‘görünürde olan, üzerine dikkat çeken’, tilini yutqan kibi ‘dilini yutmuş gibi konuşamaz olma durumu)’, ağzınıň sarısı ketmegen ‘çok genç ve toy’, yürek tutqan (aş) ‘doyurucu (yemek)’ vs.
Ad öbeği biçiminde karşımıza çıkan deyimleri sıfat tamlaması ve isnat grubu biçimindeki deyimler olarak ikiye ayırabiliriz. Sıfat tamlaması deyimlerinden örnekler: aq süyek ‘seçkin tabaka insanı’, qara süyek ‘ alt tabaka insanı’, açıq ağız ‘uyanık olmayan’, belalı baş ‘sıkıntılı, dertli insan’; tatlı tilli ‘gönül alıcı, hoş sözlü’, ince (yufqa) yürek ‘kötü olaylardan, durumlardan çabuk etkilenen, üzülen’, keskin qulaq ‘çok iyi işiten’, taş yürek ‘acımasız, merhametsiz’ vs.
İsnat grubu (iyelik öbeği) deyim örnekleri: arqası kuçlü ‘çok ciddi ve güçlü desteği bulunmak’, tili ötkür ‘iğneleyici, gönül kırıcı tarzda konuşan’ tili yaman ‘ağır ve kırıcı konuşan’, tili uzun ‘incitici sözler söyleyen, küstah, saygısız’, qolu yengil ‘acıtmadan, tedirgin etmeden iş gören’, qolu /eli çeber ‘becerikli, maharetli’, qolu açıq ‘cömert’, yüregi tar ‘çabuk sıkılan’, yüregi bol ‘yeterli imkanlardan yoksun olmasına karşın cömert, eli açık davranan’, burnu balaban ‘kibirli’, burnu tik ‘gururlu, kibirli’ vs.
Örneği az omakla birlikte cümle yapısına sahip deyimler de bulunmaktadır:
Özü aytmasa, közü aytır ‘gizlediği şey gözünden illa ki belli olur’
Sen onı ense çuqurıňnı körgende körersiň ‘hiçbir zaman göremezsin’
Başımdaki saçımdan çoq işim bar ‘işim başımdan aşkın’
Bir yanağından ursaň, ekincisi patlaycaq ‘yüzünden sağlık fışkıran kişi’
Başını qaşıtmağa vaqtı yoq ‘başını kaşımaya zamanı yok, çok meşgul’
Aytmasam yüregim patlaycaq ‘söylemezsem dayanamam’
Qolunı qayda uzatsa yete ‘yetkisi ve etkisi geniş’
Köz közge türtseň bir şey körünmey ‘zifiri karanlık’ vs.
Kendi arasında şiir gibi uyumlu ve ölçülü olan iki öbekten oluşan sıralı cümle biçiminde birkaç deyim de bulunur: ağzı bar, tili yoq ‘ağzı var, dili yok’, boyu uzun, aqlı qısqa ‘boyu uzun, aklı kısa’, boyu sırıqday, miyi tavuqday ‘boyu uzun, aklı kısa’, köz qorqaq, qol batır ‘göz korkar, el yapar’.
Somatik deyimlerde anlam olayları.
Deyimleşen dil birimlerinin birtakım anlam olaylarından geçtiği, göndergesel anlamının dışında bir anlam kazandığı görülür. Deyimleştirme adı verilen olay, sözcüklerin kendi anlamları dışında kullanılarak birkaç sözcükle ortaklaşa yeni bir anlamı yansıtmalarıdır (Aksan, 1996: 172). Örneğin: qol tutmaq ifadesi direkt olarak birinin elini tutmak anlamında kullanılmayıp, ‘desteklemek, kollamak’ kavramını karşıladığına göre bu ifade artık deyimleşmiştir; otmegini qolundan (elinden) çekip almaq öbeği iki insanın bir araya gelince birinin diğerinin elinden ekmeğini çekip almasını değil de, kavram ilişkisi kurularak, başka bir kavramı karşılamktadır.
Deyimlerde en sık karşılaşılan anlam olayı, deyim aktarmasının bir türü olan somutlaştırmadır. Bunun dışında ad aktarması ile oluşan deyimler de bulunmaktadır. Bazı deyimlerin de, deyim aktarmalarının temelini oluşturan benzetmelerle kurulduğu görülür. (Tor, 2007: 122)
Deyim Aktarması (Yun. Metaphora).
Herhangi bir kavramın, onunla ilişkisi, benzerliği, yakınlığı olan bir başka kavramla dile getirilmesidir. Bu benzerlik, ilgi, bağlantı deyimi oluşturan kavramların aslıyla değil, onlarda görülebilecek ya da görülemeyecek durumlar ya da niteliklerle ilgilidir. (Tor, 2007: 122) Kırım-Tatar Türkçesindeki somatik deyimlerden deyim aktarmasıyla ilgili örnekler böyledir: tırnaq tübünden maya (kir) qıdırmaq ‘hatasını, kusurunu bulmaya çalışmak’; qanat altında/tübünde olmaq ‘birisi tarafından korunup kollanmak’; ayaq çalmaq ‘engel olmak’; etten tüşmek ‘zayıflamak’; qolları altın kesmek ‘çok becerikli, maharetli olmak’; çırayından qarlar yağa ‘öfke veya küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak’ vs.
Somutlaştırma
Somutlaştırma, deyim aktarması (ya da iğretileme) denilen aktarmaların bir türüdür. Soyut, anlatımı güç durumların, olayların, kavramların somut kavramlar aracıyla örneklendirilerek dile getirilmesidir (Aksan, 2003: 92). Somutlaştırma, Türkçede çok sık başvurulan bir anlatım yoludur. Kırım-Tatar Türkçesine ait aşağıdaki somatik deyimlerde somutlaştırmanın varlığı tespit edilmiştir: ayaq astına almaq ‘tekmelemek, horlamak, aşağılamak’; başını tik tutmaq ‘onurunu korumak’; kopek yürek ‘acımasız, merhametsiz’; yüregim şuv etti ‘yüreği hop etmek’; içi bağrı yanmaq ‘acı çekmek, yüreği yanmak’; ağlamadan közleri ağarmaq ‘çok ağlamak’; ötü patlamaq ‘çok korkmak’; közü batmamaq ‘cesaret edememek’; köz boyamaq ‘kandırmak’; közleri yolda qalmaq ‘çok beklemek’; köz açtırmamaq ‘başka bir iş yapmasına vakit veya imkân vermemek’; qaş yaqam dep köz çıqarmaq ‘işi düzelteyim derken büsbütün bozmak’; miy sasıtmaq ‘durmadan konuşarak rahatsızlık vermek, bıktırmak’; miyini qaqıp qoluna bermek ‘durmadan konuşarak rahatsızlık vermek, bıktırmak’ vs.
Ad Aktarması (İng. Metonomy)
Eski Yunan’da metonümia terimiyle (Fr. métonymie, İng. metonomy) adlandırılan bu olay yazın ve özellikle şiir dilinde çok yararlanılan bir anlam biçiminde tanıklık eder. Her dilde görülen bu anlam olayı, anlatılmak istenen kavram kullanılmadan, onunla ilgisi, ilişkisi bulunan bir başka kavramla dile getirilmesi yoluyla gerçekleşir (Aksan, 1999: 69). Kırım-Tatar Türkçesinde ad aktarması aşağıdaki somatik deyimlerde görülmüştür: ağır ayaqlı ‘hamile’, ağız açılqan vaqıt ‘iftar vakti’, ağız qapalğan vaqıt ‘sahur vakti’, ense çuqurıňnı körgende ‘hiçbir zaman’, közlerini yummaq ‘vefat etmek’, miyine kirmemek ‘anlamamaq’, quru kemik ‘çok zayıf’, köz közge körünmey ‘zifiri karanlık’ vs.
Benzetme
Bir durumun, varlığın bir başka durum ya da nesneyle benzerliği kurularak, benzetme öğesi de kullanılarak anlatım bulmasıdır. Bazen bu olay somutlaştırma ile örtüşebilmektedir (Tor, 2007: 123). Kırım-Tatar Türkçesindeki somatik deyimlerde benzetme olayını şu örnekler gösterir: boyu sırıqday, miyi tavuqday ‘kuş beyinli, akılsız, aptal’; beş parmağı kibi bilmek ‘adı gibi bilmek’; köz bebegi (qaraçığı) kibi qorçalamaq/saqlamaq ‘gözbebeği gibi korumak’; közlerini fal taşı kibi açmaq/ közleri filcan kibi olmaqbüyük şaşkınlık veya öfkeden dolayı gözleri doğal olmayan bir biçimde açılmak’; başı qabaq kibi olmak ‘kafası şişmek’ ; tili yılannıň tili kibi ‘acı sözlü, dili keskin’ ; yüregi at başı qadar olmaq ‘çok sevinmek’ vs.
Kırım-Tatar Türkçesi ile Türkiye Türkçesindeki somatik deyimlerin karşılaştırılması
Her iki lehçede de aynı anlama gelen, ortak öğelerle kurulmuş, ancak aralarında ses veya küçük yapı farklılığı görülen çok sayıda deyim bulunabilmektedir:
KTT ağzınıň qaşığı degil – TT (bir şey, birinin) ağzının kaşığı (kalıbı, lokması) olmamak : ‘bir şey, bir kimsenin uğraşabileceği konulardan olmamak; bir şey, bir kimsenin sözünü edemeyeceği kadar değerli olmak’
KTT soramağa/aytmağa tili barmay – TT dili varmamak ‘bir sözü söylemeye çekinmek, cesaret edememek’
KTT ağzı daa süt qoquy – TT ağzı süt kokmak çok genç ve toy olmak’
KTT ağzına kelgenini/kelgen şeyni aytmaq – TT ağzına geleni söylemek ‘çok ve düşüncesizce konuşmak; nezaket dışına çıkarak ağır ve kırıcı sözler söylemek
KTT ağzı suvlanmaq – TT ağzı sulanmak ‘imrenmek; yeme, içme isteği artmak’
KTT başını taştan taşqa urmaq – TT başını taştan taşa vurmak ‘çaresiz kalarak çok pişman olmak’
KTT baş-köz etmek – TT baş göz etmek ‘evlendirmek’
KTT burnu bile qanamamaq – TT burnu (bile) kanamamak: zarar görmemek, yarasız beresiz olmak; tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak’
KTT közü (közleri) yolda qalmaq – TT gözü yolda (yollarda) kalmak (olmak) ‘birinin gelmesini merak, istek veya özlemle beklemek’
KTT köz közge kelmek – TT göz göze gelmek ‘iki kişinin aynı anda bir birine bakması’
KTT közden qaçırmaq – TT gözden (gözünden) kaçırmak ‘dalgınlıkla görmemek’
KTT közüni almamamaq – TT gözünü alamamak ‘bir şeye, bir yere bakmaktayken, gözünü oradan başka bir yere çevirememek’
KTT közü açıq ketmek – TT gözü açık gitmek ‘gerçekleşmesini çok istediği bir dileğine erişmeden ölmek’
KTT köz ögüne ketirmek – TT göz önüne getirmek ‘zihinde canlandırmak, tasarlamak’
KTT közü toymaq – TT gözü doymak ‘çok istenen bir şeyin yeterli miktarı elde edildikten sonra daha çoğunu istememek’
KTT köz qulaq olmaq – TT göz kulak olmak ‘görme, işitme yoluyla bilgi edinmeye çalışmak; gözetmek, korumak, bakmak’ 
KTT aşı elden, suvu gölden – TT ekmek elden su gölden ‘kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu’
KTT on parmağında on üner – TT on parmağında on hüner (marifet) olmak ‘elinden her iş gelmek, çok becerikli olmak’
KTT parmağı bar (bir işte) – TT (bir işte) parmağı olmak ‘bir işi olumsuz yönde etkilemek, bir işe karışmış olmak’
KTT parmağı ağzında qalmaq – TT (birinin) parmağı ağzında kalmak ‘şaşakalmak, şaşmak, hayret etmek’
KTT yüregi sızlamaq – TT yüreği sızlamak ‘çok acımak, çok üzülmek’
KTT yürek bermek /yüreklendirmek – TT yürek vermek ‘yüreklendirmek, cesaretlendirmek’
KTT yüzü külmek – TT yüzü gülmek ‘sevinci yüzünden belli olmak; feraha kavuşmak’ 
KTT yüz çevirmek – TT yüz çevirmek ‘gösterdiği ilgiyi kesmek’
KTT yüzüni bürüştirmek /çeresini ekşitmek – TT yüzünü buruşturmak (ekşitmek) ‘yüzüne öfke ve hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek’
KTT yüzüne/betine urmaq – TT yüzüne vurmak (çarpmak)ayıplayarak kusurunu yüzüne söylemek’
KTT yüz tapmaq – TT yüz bulmak ‘ilgi ve yakınlık görmek’
Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.
Aynı öğelerle kurulmasına karşın, farklı anlamlara gelen ya da aralarında ince anlam farklılığı bulunan deyimler:
Kırım-Tatar Türkçesinde olumsuz duyguyu anlatan deyim Türkiye Türkçesinde tam tersi olumlu anlamıyla karşımıza çıkmıştır: KTT qanı qaynamaqçok kızmak, öfkelenmek’ – TT kanı kaynamak ‘coşkun ve kıpırdak olmak; birine çabucak sevgi duymak’
Kırım-Tatar Türkçesinde olumlu duyguyu anlatan deyim Türkiye Türkçesinde tam tersi olumsuz anlamıyla karşımıza çıkmıştır: KTT yüreginiň yağı irimek ‘bir şeyden zevk almak, zevk duymak’ Örnek kullanım: Öyle yahşı çala ki, yüregiňniň yağlarını irite. – Öyle güzel çalıyor ki, yüreğinin yağlarını eritiyor’. TT yüreğinin yağı (yağları) erimekçok üzülmek; çok korkmak’ anlamlarını karşılar.
KTT belini bağlamaq ‘bir işi kendi yapmaya hazır olmak, bir işi başarmaya azmetmek’ – TT bel bağlamak birisinin kendisine yardımcı olacağına inanmak, güvenmek’
KTT tili taňlayına yapışmaq ‘ağzı kurumak, çok susamak’ anlamı ile birlikte tilim taňlayıma yapışsın biçiminde ‘yalan söylemediğine dair yemin etme ifadesi’ olarak kullanılır. TT ise dili damağına yapışmak sadece ‘ağzı kurumak, çok susamak’ anlamını bildirir
KTT ayaq astına almaq ‘tekmelemek, aşağılamak, horlamak’ – TT ayağının altına almak sadece ‘tekme ile dövmek’ anlamında kullanılan deyimdir.
KTT boynunı urmaq perişan etmek, mahvetmek – TT boynunu vurmak ‘başını keserek öldürmek’.
KTT ağzında baqla sılanmaz çok konuşkan’ – TT ağzında bakla ıslanmamak sır saklamamak’
KTT qulağına qoymaqtekrar tekrar anlatmak’ anlamında kullanılırken – TT kulağına koymak (sokmak) ‘bir duruma veya söze hazırlamak için önceden kısaca anlatmak; düşünce aşılamak, telkin etmek’ anlamında kullanılmaktadır’
KTT parmağını tişlep qalmaq ‘şaşkınlık duymak; pişmanlık duymak’ – TT parmak ısırmak ‘büyük şaşkınlık duymak’.
KTT burun şişirmek küsmek, darılmak – TT burun şişirmek kibirlenmek
Her iki lehçede de aynı organ adının kullanıldığı, anlamdaş ya da benzer anlamlı ad veya eylemler aracılığı ile kurulan deyimlerle de karşılaşmaktayız:
KTT ayaqlarına yatıp yalvarmaq – TT ayaklarına kapanmak
KTT bir ayağı mezarda olmaq – TT bir ayağı çukurda olmak ‘yaşlılık veya hastalık sebebiyle ölümü yakın olmak’
KTT eki ayağını bir çızmağa soqmaq – TT iki ayağını bir pabuca sokmak ‘birini bir işi hemen yapması için çok sıkıştırmak’
KTT başını qalpaq sıqmaq – TT başı sıkılmak (sıkışmak) ‘herhangi bir güçlük karşısında kalmak, bunalmak’ 
KTT dudaqlarını salındırmaq – TT dudak sarkıtmak ‘somurtmak’
KTT deli damarına basmaq – TT cin damarına basmak ‘kişiyi çok sinirlendirecek söz söylemek, çileden çıkarmak’ 
KTT tiş qayramaq – TT diş bilemek ‘kötülük yapmak için fırsat beklemek, hıncını gösterir bir tavır almak’
KTT köz qıyığından baqmaq (seçmek) – TT göz (gözünün) ucuyla bakmak ‘fark ettirmeden gözetmek, belli etmemeye çalışarak başını çevirmeden yandan bakmak’
KTT köz taşlamaq TT göz atmak ‘kısa bir süre, fazla dikkat etmeden bakıvermek’
KTT közlerini qan basmaq – TT gözünü (gözlerini) kan bürümek ‘öldürecek kadar öfkelenmek’
KTT közleri yıltıramaq – TT gözleri parlamak ‘gözlerinde sevinç ve istek belirmek’
KTT közlerine qaranlıq (kolge) tüşmek (çökmek) / közlerini qaranlıq basmaq – TT gözü (gözleri) kararmak başı dönmek, hafif baygınlık geçirmek; umutsuzluğun veya aşırı bir isteğin etkisi altında ne yaptığını bilmez duruma gelmek’
KTT közü artta qalmaq – TT gözü arkada kalmak ‘bırakılan bir şey veya kimse ile ilgili tedirginliği sürmek’
KTT közünden aylanayım – TT gözünü sevdiğim ‘sevgi gösterme amacıyla söylenen bir söz’ Burada KTT aylanmak ‘etrafı dönmek’ fiilinin mecazi olarak ‘sevmek’ anlamında kullanılışına rastlamaktayız.
KTT tili kürmekleşmek – TT dili düğümlenmek ‘iyi konuşamamak, söylemek istedğini iyi anlatamamak’
KTT tilini yibere bermek – dilini tutamamak ‘sonunu düşünmeden gelişigüzel konuşmak’
KTT tili taymaq – TT dili sürçmek ‘konuşma sırasında kelimeleri yanlış söylemek; istenmeyen bir konudan söz etmek’
KTT tilini tıymaqTT dilini tutmak ‘sonunu düşünmeden gelişigüzel konuşmaktan sakınmak’ 
KTT yürek kerek – TT yürek ister ‘cesaret, dayanacak güce ihtiyaç duyulan durumlarda kullanılan tabir’
KTT yüregine tiymek – TT kalbe dokunmak ‘acı veya üzüntü vermek’
Aynı organ adlarıyla kurulmuş ve aynı anlama gelen, ancak anlatılan kavramı başka ad ve eylemlerden yararlanarak yansıtan deyimler:
KTT ağzına qoymamaq – TT ağzına sürmemek ‘bir şeyden hiç yememek’
KTT ağzınıň pervazı yoq – TT ağzınıň perhizi yok ‘ağzına geleni konuşan, gelişi güzel konuşan’
KTT ayağı tartmamaq/çekmemek – TT ayağı gitmemek ‘gitme isteğinin olmaması’
KTT başına çıraqlar yaqmaq – TT başına iş açmaq ‘birine sıkıntı vermek, kötü bir duruma düşürmek’
KTT başından aşağı suvuq su tökülgen kibi – TT başından aşağı kaynar sular dökülmek ‘üzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak’
KTT burun kotermek – TT burun şişirmek ‘kibirlenmek’
KTT burnundan çıqmaq – TT burnundan (fitil fitil) gelmek ‘elde edilen güzel şeyin, sonradan gelen üzüntüler sebebiyle kişiye zehir olması’ 
KTT burnundan çıqarmaq – TT burnundan getirmek ‘birine elde ettiği şeyi zehir etmek’
KTT çırayından qarlar yağa – TT yüzünden düşen bin parça ‘öfke veya küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak’
KTT köz qaraçığı kibi qorçalamaq/saqlamaq – TT gözbebeği gibi korumak ‘önem vererek, titizlikle korumak’
KTT közden çıqmaq – TT gözden düşmek ‘eski değerini, sevgiyi ve ilgiyi yitirmek’
KTT közü yol çekmek – TT gözü dalmak ‘gözü bir noktaya dikili olarak dalgın dalgın bakmak’
KTT qulağını burmaq – TT kulağını çekmek ‘ceza olarak kulağını tutup bükerek çekmek, uyarmak için hafif bir ceza vermek’
KTT parmaqlarını yalamaq – TT parmaklarını (birlikte) yemek ‘yemeği çok beğenmek’
KTT yüregi yengillik duymaq – TT yüreği ferahlamak (hafiflemek) ‘kaygıdan kurtulmak’
KTT yüregi ağırmaq/bitmek – TT yüreği bayılmak ‘karnı çok acıkmak’
KTT yüregi sezmek/duymaq – TT kalbe doğmak ‘bir işin olacağını veya olduğunu hiçbir belirtiye dayanmadan önceden sezinlemek, bir şeyin malum olması’
Farklı organ adlarıyla veya organ adı olmayan kelimelerle meydana gelmesine rağmen, her iki lehçede aynı anlamı bildiren deyimler:
KTT ağız patlatmaq – TT çene patlatmak ‘birisine bir şeyi anlatabilmek veya karşı tarafın kabul etmesini sağlamak için bir konu üzerinde uzun uzun konuşmak’
KTT ağızğa bermek TT dile vermek ‘gizli tutulması gereken bir şeyi açığa vurmak, duyurmak, yaymak’
KTT beti-sıfatı qalmağan – TT bet beniz kalmamak ‘herhangi bir sebeple yüzü sararıp solmak, kötü görünmek’
KTT boynuna qalmaq – TT başına kalmak ‘ istemediği hâlde bir işi yapmak veya bir kimseye bakmak zorunluluğu ile karşılaşmak’
KTT canını-cigerini yaqmaq – TT canını yakmak ‘acı verecek bir biçimde ezalandırmak; bir kimseyi, çok sıkıntı ve zarara sokmak’ 
KTT içi-bağrı ağırmaq/yanmaq – TT bağrı yanmak ‘üzüntü çekmek, çok acı duymak; çok susamış olmak’
KTT qaşını bile oynatmamaq – TT kılını kıpırdatmamak ‘durum ve davranışını değiştirmemek, aldırış etmemek, umursamamak’
KTT beş parmağı kibi bilmek – TT adı gibi bilmek ‘çok iyi bilmek’
KTT tırnağından saçınace – TT tepeden tırnağa baştan aşağı, her yanı’
KTT yüregi qarışmaq/bulanmaq TT midesi bulanmak ‘kusacak gibi olmak, iğrenmek’
KTT yüregine yatmaq – TT aklına yatmak ‘doğru olduğunu kabul etmek’ 
KTT yüregi qaytmaq – TT hevesi kalmamak ‘şevki kırılmak, isteği kalmamak’
KTT yüregini boşatmaq – TT içini boşaltmak ‘sıkıntı ve derdini söylemek’
Kırım-Tatar Türkçesinde organ adlarıyla kurulmuş deyimler arasında standart Türkiye Türkçesinde hiç rastlanmayan deyimler bulunmaktadır. Bu deyimlere Anadolu ağızlarında veya Kırım göçmenleri ağzında rastlama ihtimali vardır. Ölçünlü dilde bu biçimde kullanılmayan deyimler anlamca yakın farklı deyimlerle karşılanmış olabilir. Örnekler:
ağlamadan közleri ağarmaq ‘çok ağlamak’ TT anlamca buna yakın deyim: ağlaya ağlaya gözünde yaş kalmadı. Gözünü ağartmak deyimi TT ‘gözlerini belertmek, iyice açmak’ anlamındadır.
ağzına/tiline şeytan tükürgen ‘kırıcı ve ağır konuşan, söven’
başını kütmek ‘birinin kafasını karıştırmak, düşüncelerini altüst etmek’
başını aşağı almaq ‘başkasına yerini vermek, başkasına müsaade etmek’
bir ayaq kirip çıqmaq ‘kısa ziyarette bulunmak, uğramak’
etten tüşmek ‘kilo vermek, zayıflamak’
kemigi (süyegi) qatmaq ‘tecrübeyle bir işin ustası olmak, bir işi çok iyi bilmek’
kemiginde et ösmey ‘kilo almayıp hep zayıf olmak’
közleriniň kirini almaq – ‘görüşünü değiştiren bilgi vermek, uyarmak, gerçeği görmesini sağlamak’ TT bu anlam gözünü açmak deyimi ile karşılanır
közü qaytmaq (bir şeyden/kimseden) ‘değerini yitirmek, birine karşı sevgiyi, ilgiyi yitirmek’ deyimine TT rastlanmamaktadır, sadece biçim olarak benzeyen gözü (gözleri) dönmek deyimi de çok farklı olan ‘aşırı bir isteğin, öfkenin etkisiyle ne yaptığını bilmez duruma gelmek’ anlamını karşılar.
ela köz, qara qaş içün: Örnek kullanım: Ela közüň, qara qaţýň içün yapam men bu işni yapam belleysiňmi? – Harfiyen: Bu işi ela gözün, kara kaşın için yaptığımı mı zannettin?
köz yarığınen ‘gündüzün, gün ışığıyla’.
qaş qararğan vaqıtta ‘akşamleyin, akşam karanlığıyla’
qulaqlarını sasıtmaq ‘durmadan konuşarak rahatsızlık vermek, bıktırmak’
saqalı qaşınmamaq ‘inanmamak, güvenmemek’. Örnek kullanım: Menim oňa saqalım qaşınmay - ‘ona inanmıyorum’.
sen onı ense çuqurıňnı körgende körersiň ‘hiçbir zaman göremezsin’
talağı qatmaq (Harfiyen ‘dalağı katılaşmak’): Quvançtan talağı qattı ‘çok sevindi’
Talağı qatıp çapıp keldi ‘nefes nefese koşarak geldi’
til qaytarmaq ‘birinin söylediklerine olur olmaz karşılık vermek, çene yarıştırmaya kalkmak’ TT bu anlam laf yetiştirmek tabiriyle karşılanmaktadır.
tili qaşınmaq ‘susulması gerektiği yerde/durumda sonunu düşünmeden konuşmak’
tırnaq tübünden maya (kir) qıdırmaq ‘hatasını, kusurunu bulmaya çalışmak’
bir yanağından ursaň, ekincisi patlaycaq ‘yüzünden sağlık fışkırıyor’
töpe saçım tiklendi ‘üşümekten veya korkmaktan saçların dipleri kabarmak’- TT bu deyimin anlamını karşılayan tüyleri diken diken olmak deyimi vardır.
eki yürek olmaq/yürmek ‘birbirine karşıt iki kişi arasında ne yapacağını bilemeyerek şaşırmak’ - TT bu deyimin anlamını karşılayan iki arada bir derede kalmak deyimi vardır.
 yürekke yaqın almaq ‘bir olay veya durum karşısında kalpten kayırarak yoğun duygular yaşamak’
yip boğazına öğüt ve uyarı dinlemeyenler için “ne yaparsa yapsın, beni ilgilendirmez” anlamında kullanılan bir ifadedir. TT bu deyimin anlamını karşılayan ne hali varsa görsün deyimi vardır.
Türkiye Türkçesinde kullanılmayan organ adları ile kurulmuş deyimler:
·                İçek ‘bağırsak’:
içekleri bağlı olmaq ‘çok yakın samimi arkadaş olmak’
içinde içek qalmamaq ‘çok gülmek’
·                Maňlay ‘alın’:
maňlay teri tökmek ‘alın teri ile kazanmak’
maňlayında ne yazılğan olsa.. ‘alın yazısı ne ise..’
·                Miy ‘beyin’
miyi buzlamaq ‘korkudan donakalmak’
miyine siňdirmek ‘iyice anlamak, kavramak’      
miyine siňip qalmaq ‘aklına iyice yerleşmek’
miyine süme tüşmek ‘zihnî gücünü yitirmek, bunamak’
miyine urmaq ‘alkol veya sıcak baş ağrısı yapmak’ – TT başına vurmak
miyini aşamaq (çoqumaq, sarsıtmaq) ‘karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar konuşmak, söylenmek’ – TT başının etini yemek
miyini sasıtmaq ‘karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar konuşmak, söylenmek’
miyini qaqıp, qoluna bermek ‘karşısındakini bezdirinceye, bıktırıncaya kadar konuşmak, söylenmek’
boyu sırıqday, miyi tavuqday ‘boyu uzun, aklı kısa’,
tıy tiliňi, qozğala miyiňi ‘dilini tut, aklını çalıştır’
·                Tamaq ‘boğaz’:
tamağını baqmaq ‘beslemek, geçindirmek, bakmak’
tamaqtan keçmemek – TT boğazından geçmemek ‘sevdiği bir kimsenin yokluğu veya yoksulluğu dolayısıyla bir yiyeceği yalnız başına yemekten üzüntü duymak’
tamaq toqluğınaTT boğaz tokluğuna ‘çok az bir ücretle çalışmak’
Sonuç
Kırım-Tatar Türkçesinde organ adları ile kurulmuş deyimlerin sayısını kesin olarak belirtmek zordur. Bunun ne kadar doğru olduğu da tartışılabilir, çünkü dil canlı ve yaşayan varlık olarak sürekli üretir. Sadece bu çalışma için kurucu öğelerinden birinin organ adı olması veya içinde organ adı geçmesi şartıyla derlediğimiz toplam deyim sayısı varyantlar hariç 530’dur. Taranan deyimlerde, varyantlar ve eşanlamlıları da dâhil olmak üzere, organ adlarından köz 128, yürek 70, ağız 60, baş 56, til 40, qol 32, ayaq 24, yüz (bet, çere, çıray) 23, qulaq 20, miy 13, burun 11, boğaz 10, boyun 10, parmaq 8, kemik 6, qan 6, qaş 6, tiş 6 ve tırnaq adı 6 kez geçmektedir. Arqa (sırt), avuç, bağır, ciğer, et, içek, maňlay, mıyıq, saqal, talaq, tamaq, taňlay gibi organ adlarıyla kurulmuş deyimler sayıca azdır. Tartışmalı söz öbekleri de deyim olarak alındığı takdirde tüm bu sayıların artacağı kesindir.
Gördüğümüz gibi organ adlarıyla kurulan deyimler insanların davranışlarını, ruhsal ve fiziksel özelliklerini dile getirmektedir. Bu deyimlerle halkın dünya görüşü ve bilgi birikimi çok açık bir şekilde kavramsallaştırılmıştır. Şöyle ki, ‘köz’ kelimesi aydınlıktan karanlığa, inanmaktan kandırılmaya, üzülmekten sevinmeye, değer vermeye kadar pek çok durum ve duygunun ifadesine yardımcı olmuştur. ‘Yürek’ ve ‘kalp’ kelimelerini içeren deyimler daha çok sevinme, acıma, üzülme, bunalma gibi hislerle cesareti, kahramanlığı, aynı zamanda da korkaklığı ifade etmiştir. ‘Bağır’ ve ‘ciger’ kelimeleri de ‘yürek’ ve ‘kalp’ kelimeleri gibi yoğun duyguları ifade etmekte kullanılmıştır. ‘Ağız’ kelimesi şaşkınlık, suskunluk ya da konuşkanlığı, gevezeliği; ‘baş’ saygı, şaşırma, idare, isyan ve diğer farklı anlamları, ‘til’ övgüyü, sövgüyü, ‘burun’ bireyi, gururu, kibri, bencilliği; ‘el’ (‘qol’) yardım, cömertlik ve gücü, ‘ayaq’ yalvarma, değerini yitirme, ezilme, horlanmayı vs. simgelemiştir. ‘Boyun’ kelimesi temelini teşkil ettiği deyimlerde sorumluluk, itaatkârlık anlamlarını yansıtmaya, ‘beyin’ (‘miy’) kavrama, anlama işini anlatmaya yaramıştır.
 Sonuç olarak, Türkçede kavramlaştırma yollarının ne kadar geniş olduğunu gösteren somatik deyimlerin, tüm özlü ve veciz ifadeler arasında ayrı yere ve öneme sahip olduğu kanısına tekrar varmış olmaktayız.

Kısaltmalar:
TT – Türkiye Türkçesi
KTT – Kırım-Tatar Türkçesi

Kaynakça:

1.    Aksan D. Türkçenin Gücü, Genişletilmiş 8. Basım / D. Aksan. – Ankara : Bilgi Yayınları, 2003.
2.    Aksan D. Anlambilim Konuları ve Türkçenin Anlambilimi / D. Aksan. – Ankara : Engin Yayınevi, 1999.
3.    Aksan D. Türkçenin Sözvarlığı / D. Aksan. – Ankara : Engin Yayınevi, 1996.
4.    Вакк Ф. О соматической фразеологии эстонского языка. (Vakk. F.O, Eston Dilinin Somatik Deyimlerine dair) / Ф. Вакк // Вопросы фразеологии и составления фразеологических словарей. – Баку, 1968.
5.    Эмирова А. М. Некоторые актуальные вопросы современной русской фразеологии.(Emirova A.M. Rus deyim biliminin bazı aktüel meseleleri) Учебное пособие для студентов университетов / А. М. Эмирова. – Самарканд : Изд-во Сам.ГУ, 1972.
6.    Tor G. Kazakçada Organ Adlarıyla Kurulan Deyimler / G. Tor // Kazakistan ve Türkiye’nin Ortak Kültürel Değerleri Uluslararası Sempozyumu Bildirileri. – Almatı : Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı; Abay Milli Devlet Pedagoji Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi ortak yayını, 2007. – S: 119-127.
7.    Atalar Sözleri ve Aytımlar (Qırımtatar Tilinin paremiologik luğatı) / [Toplağan ve tertip etken Asanov Ş.]. – Aqmesci t: Qırımdevoquvpedneşir, 2002. – 183 s.
8.    Qırımtatarca-Rusça-Ukraince Luğat / Tertip etken : Useinov S. M. – Aqmescit : Tezis yayınları, 2008. – 835 s.
9.    Русско-крымскотатарский учебный фразеологический словарь (Rusça-Kırım Tatarca deyimler sözlüğü) / Сост. : Эмирова АМ. – Симферополь : Доля, 2004 – 175 s.
10. Veri Tabanı. Türk Dil Kurumu Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü // http://www.tdk.gov.tr
Действия:

0 коммент.:

Yorum Gönder